Başaramadım 💛

Çalıştığım reklam ajansının sunucularında, henüz 21 yaşında ve çok tecrübeli olmamama rağmen, öğrenmeye olan hevesim ve başka taliplisinin olmaması sebebiyle, ufak tefek işleri benim yapmama izin verdiler. Yaptığımız siteleri yayınlıyordum, bakımını yapıyordum bir yandan da yeni şeyler öğreniyordum. Fakat, çalıştığım dönemden şunu söylemeliyim ki reklam ajanslarında işler her zaman acele ve bir panik içerisinde yapılıyor. Böyle günlerden birinde komut satırından bir klasörü silmek isterken, tüm bilgisayarı sil gibi bir komut çalıştırdım. Silme işlemi beklediğimden uzun sürmüştü ve ekranda CD sürücü takılı olduğu için silinemiyor gibi bir hata belirdi. O an yaptığım hatayı anladım, acele ve panik yerini korkuya bıraktı.

Bu büyük markaların, kampanya sitelerinin, sosyal medya uygulamalarının bulunduğu sunucuda proje dosyalarının ve verilerinin olduğu klasörler dışında neredeyse her şey silinmişti ve sunucu kapanırsa bir daha açılmayacaktı. O gece, bu konuda çok tecrübeli, yaşça benden çok büyük bir sistem yöneticisi profesyoneli ile DorukNet’e gittik ve sabaha kadar yeni sistemi kurduk, verilerimizi taşıdık ve her şeyi normale döndürdük.

Bir hafta sonra, yılbaşı partisinde, sistem yöneticisi profesyoneli, bana yazılım konusunda mentorlük yapan bir yazılım profesyoneli ve patron balkonda konuşuyorlardı. Beni yanlarına çağırdılar, o haftayı beni ne zaman kovacaklarını düşünerek geçirmiştim. Çağırdıklarında da artık oradaki son günüm olacağını düşünmüştüm. Patron bana geçtiğimiz hafta yaptığım büyük hatadan bahsetti, konuşmanın nereye gideceği iyice anlaşılmıştı. Ve ardından beklediğimin tam tersine, “Bu büyük hata sana büyük dersler verdi ve artık Sistem yöneticisi profesyonelinden destek almayacağız, sunucunun sorumluluğunu tamamen sana bırakıyoruz” dedi. Sistem yöneticisi desteği aldığımız profesyonel de bunu onayladı.

15 yıllık çalışma hayatımda benim yüzümden oluşan en büyük ve en önemli sorun ve başarısızlık, hiç unutmadığım bir anıya ve bir dönüm noktasına dönüştü. Yeni şeyler öğrenme, deneme ve başarma yönündeki hevesimi katlayan bir anı oldu.


Geçenlerde benden yaşça biraz küçük ve çok sevdiğim bir arkadaşımla, diğer arkadaşlarla buluştuk. Diğerleri benim neler yaptığımı tam bilmiyordu ve küçük dostuma sordular. O da benim için, bir süre de beraber çalıştığımız için “çok yetenekli, potansiyeli çok yüksek ama henüz beklenen patlamayı gerçekleştirmedi” dedi. Bu gayet doğru bir tanım. Geçmişi düşündüğümde buna benzer potansiyel tanımını, ilkokulda bir arkadaşım da yapmıştı. Beraber çalıştığım kişilerden de yapanlar oldu. Hatta bir keresinde başarılı bir girişimci ve iş adamı ile tanıştım, 2. görüşmemizden sonra benim için benzer bir yorum yaptı. Belli ki tanıştıklarımın üzerinde büyük potansiyelimin olduğuna dair bir etki bırakıyorum. Tabii bir süre sonra bu potansiyel neden ortaya çıkmadı, henüz patlamayı gerçekleştiremedi şeklinde bir düşünceye dönüşüyor. Ve tabii ben bir patlama yapacağımı ve yapmam gerektiğini düşünmüyorum.


Günümüzde başarının maddi değerlerin çokluğuyla ölçülmesi toplum tarafından daha kabul edilir bir yöntem. Açıkçası ben de bu fikre karşı değilim, kabul edebilirim. Fakat tek yöntem bu mu? Maddi olmayan başarılar da kabul edilebilir olamaz mı? Açıkçası ben kendim için herhangi bir konu hakkında mücadeleyi bırakmamayı, pes etmemeyi ve haksız, adil olmayan şartları kabul etmemeyi başarı olarak tanımlıyorum. Yeni şeyler öğrenme hevesinin devam etmesi ve öğrenmedeki başarısızlığın devam etmesi halinde daha fazla okuyarak, çabalayarak öğrenme hevesinin bitmemesi benim başarı tanımım. Aynı şekilde haklı olunan bir durumda, karşındaki daha güçlü diye vazgeçmeyerek, haklılığını ispatlamak için kendini savunmaya devam etmek başarıdır. Yani demek istediğim kötü ya da dezavantajlı durumu, daha iyi hale getirmek benim başarı tanımım, ne kadar büyük olduğunun bir önemi yok. Bu yüzden kendimi başarılı buluyorum.

Ve başarılar, başarısızlıkların ardından geliyor. O gün becerisizlik ve dikkatsizliğim yüzünden oluşan başarısızlığı, değiştirmek için mücadele etmesem ve vazgeçsem, belki bugün bu işi bile yapmıyor olabilirdim.


Geçenlerde Youtube’da, George Michael’in Careless Whisper’ı ile Azer Bülbül’ün Başaramadım şarkılarının birleştirilmiş haline denk geldim:

Azer Bülbül – Careless Whisper

Videonun altında şöyle bir yorum vardı

Yıl 2020 ve Türkiye hala doğu-batı arasında köprü olma vazifesini başarıyla yerine getirmeye devam ediyor

Bu video için yazılan yorumu çok beğendim ve ben de kendime “Yıl 2020, Mehmet Davut hala yeni şeyler öğrenme çabasını başarıyla yerine getirmeye devam ediyor” diyorum 💛

Mehmet Davut tarafından yayınlandı

Girişimci, Yazılım Geliştiricisi, Astrolog

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.