Fas ile ilgili en güzel şeylerden birisi de her şehrin kendine ait bir renginin olması. Şehrin bütününde evler, camiler, alışveriş merkezleri o renge boyanmış. Fas’ın en büyük şehri Kazablanka’nın adı eskiden etkisi altında kaldığı İspanyolca ve Portekizce’den geliyor. Casa “ev”, blanca ise “beyaz” demek. Şehrin Arapça’daki adı da Dar el beyda, yani yine “Beyaz ev” demek. Şehre de ismini veren bir sürü beyaz evlerle kaplı.

Kazablanka'nın beyaz evleri
Beyaz Evlerin olduğu bir cadde

Eski Şehir

Yine Fas’ta neredeyse her şehirde karşımıza çıkan eski ve yeni şehir bölgeleri var. Eski şehirler genellikle etrafı surlarla çevrili, sömürge öncesi döneme dayanıyor. Bu alanlar her şehir için farklılık gösteriyor. Örneğin Marakeş ve Fes için turistik bölgelerken, Casablanca’da eski şehir (“old medina” diye anılıyor) pek turistik değil, hatta konuştuğum Faslılar’a göre biraz tehlikeli bir yer. Fakat ben orada kaldım ve sevmiştim. Eski şehrin etrafında surlar ve Bab-el Marakeş denilen güzel bir kapı var.

Eski şehrin içerisindeki sokakları daha çok alışveriş alanları oluşturuyor. Kapalıçarşı gibi sokakları var, tabii ona göre çok küçük ve biraz da pis.

Yeni Şehir

Kazablanka’nın yeni şehri sömürge sonrası dönemde kurulmuş, daha düzenli ve daha temiz tutulmuş. Eski şehrin etrafında kalan kısımları yine biraz karışık fakat, eski şehirden uzaklaşıp, Atlas Okyanusu’na yaklaştıkça gerçekten güzelleşiyor. Benim şehrin bu kısmıyla ilgili en çok hoşuma giden, evlerin yapısı oldu. Birbirinin aynısı ev görmek neredeyse çok zor. Ayrıca bazı caddeler de palmiyelerle süslenmiş, etrafta güzel çiçek kokuları vardı.

Etrafta dikkatimi en fazla çeken şeylerden birisi de yoğun bir şekilde Bim olmasıydı. İstanbul kadar olmasa da bir Anadolu şehri kadar çok Bim’e sahip. Bim’lerin yapısı, kapısı buradakilerle birebir aynı, birçok Türk malını da barındırıyor. Neredeyse taşınmasının üründe sorun oluşturmayacağı her çeşit ürün Türkiye’den.

İlk gittiğimde çok fazla inceleyemedim ama sonraki gidişlerimde Fas mutfağıyla ilgili de çok şey öğrendim. Burada yemekler et ağırlıklı ve en meşhuru Tajin adını verdikleri bir yemek. Aslında tajin, pişirilen kabın adı, bizim güveçle aynı, fakat derin ve kapağı koni şeklinde uzun. Farklı et türlerinden tajin yapılıyor ama ben bu aşağıdaki kuzu tajinine bayıldım.

Fas'ın meşhur yemeği Tajin
Fas’ın meşhur yemeği Tajin

Yemekleri genellikle bol baharatlı oluyor. Bu resimdeki tajin içerisinde inanılmaz lezzetli bir kuzu eti var, etrafına da pişmiş kayısı, hurma ve fıstık eklenerek şenlendirilmiş. Yemek tajin içerisinde hala pişer vaziyetteyken servis ediliyor.

Sokakta güzel kokular saçan bir tezgahın başına gittik ve seyyar satıcının salyangoz pişirdiğini gördük. Çorba şeklinde satıyor, içindeki salyangozlar kürdan vasıtasıyla yenebiliyor. Bir tanesini zorla denedim fakat yiyen arkadaşım lezzetli olduğunu söyledi. Ben tanesi olmadan çorbasından içtim, şunu belirteyim ki daha iyi bir çorba içtim mi hatırlamıyorum.

Salyangoz çorbası
Atıştırmalık salyangoz

Kazablanka ile ilgili bazı bilgiler ekleyeyim. Neredeyse İngilizce bilen kimse yok ama herkes çok iyi Fransızca konuşuyor. Bu yüzden iletişimde sıkıntılar olabiliyor. Konuştukları Arapça ise bizim coğrafyamıza yakın olan ülkelerdeki gibi değil, biraz daha farklı.

Türk olduğunuzu söyleyince seviniyorlar, bize karşı herkes sempati besliyor. Arkadaş diye sesleniyor bazıları. Türk dizileri orada çok popüler, ismini bilmediğim onlarca dizi saydılar. Diziler sayesinde herkesin Türkiye hakkında bilgisi ve fikri var.

Herhangi bir sebepten ötürü, hiç beklenmedik bir anda para isteyebiliyorlar. Mesela eski şehirde gideceğim yeri bilmeme, daha önce oralardan geçmeme rağmen, bir Faslı arkadaş ne tarafa gittiğimi sordu, kendisinin de o yöne gittiğini söyledi, beraber yürümeye başladık. İngilizce bildiği için konuşa konuşa yürüdük, sohbet ettik. Ben gayet arkadaş olduğumuzu düşünürken, vardığımızda kendisine maddi yardım yapıp yapamayacağımı sordu. Neden dediğimde de beni oraya kadar getirdiğini söyledi. Buna benzer saçma sebeplerden para isteyebiliyorlar ama vermediğiniz takdirde de sorun çıkarmıyorlar. Param yok deyince, tamam, memnun oldum diyip gidiyorlar.

Son olarak, Fas çayından bahsetmek istiyorum. Bizim siyah çayımızı hiçbir yerde göremedim. Ama herkes bol şekerli ve naneli yeşil çay içiyor. Bir dükkana girdiğinizde size çay ısmarlayabiliyorlar, sanki ülkede her an, her yerde çay demleniyor gibi. Doğrusunu söylemek gerekirse, ben bu çaya bayıldım. Nane ve şeker sayesinde rahatlatıcı ve mutluluk verici bir etkisi var.

Fas'ın nane çayı
Fas’ın nane çayı

Kazablanka’nın Astroloji günlüğünü görmek ister misiniz?

Mehmet Davut tarafından yayınlandı

Girişimci, Yazılım Geliştiricisi, Astrolog

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.