İçeriğe geç →

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te neler var?

Geçtiğimiz sene, 13-21 Temmuz tarihleri arası Kırgızistan‘da çocukluk arkadaşım Erkan ve eşi Havva’yı ziyaret ettim. Bu çok az uğranılan güzel memleket ile ilgili gördüklerimi sizlere aktarmak istiyorum.

Bazı genel bilgiler

Önce hızlıca bazı bilgiler vererek Kırgızistan’ı tanıyalım. Nüfusu yaklaşık olarak 6 milyon kişi, dili Kırgızca ve yaşayanların %70’ini Kırgızlar oluşturuyor.

Eskiden, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne bağlı olan Kırgızistan, 1991 yılında bağımsız bir devlet olmuş, Cumhuriyet‘le yönetiliyor ve başkenti Bişkek. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından vize istemiyorlar.

Kullanılan para birimi Som ve 1 Amerikan Doları yaklaşık olarak 67-68 Kırgız Som’u ediyor (Temmuz 2016 ve Eylül 2017’de böyle).

Söylemeden geçemeyeceğim, Som’ların tasarımlarını beğendim:

Sovyetler Birliği Etkisi

Bişkek sokaklarında beni en çok etkileyen 2 şey, yolların genişliği ve dizaynı ile birlikte anıtlar ve büstler oldu. Arkadaşım bunların Sovyetler Birliği’den kalma düzenler olduğunu söyledi. Hemen detaylarını aktaralım.

Neredeyse girdiğiniz her parkta, dolaştığınız her caddede bir büst/anıt bulunuyor.

Bu kişilerin meslekleri ise çok çeşitli. Yazarlar, müzisyenler, komutanlar, mühendisler gibi

farklı mesleklerden, alanlarında başarılı olan kişilerin heykellerini dikmişler. Üstelik bu kişiler Sovyetler Birliği’nin herhangi bir yerinden olabilir. Mesela, Azeri bir şair, Türkmen bir yazar, Rus bir komutan, Gürcü bir artist, Ermeni bir bilim insanı, milliyetlerine hiç bakılmadan ve eşit davranılarak şehrin her tarafına yerleştirilmiş büst ve heykelleriyle yeni nesillere aktarılmış.

 

Bununla ilgili çok sevdiğim bir oyun olan Civilization 5’te yönetim şeklini Order seçtiğinizde ülkenizde uygulayabileceğiniz bir politika var: Hero of the People. Bişkek’i görünce daha bir anlam kazandı.

Sokaklar, caddeler ve parklar ise müthiş. Arabaların gideceği kısımlar geniş bir şekilde ayarlanmış olmakla birlikte, yolun iki tarafında yine bir-iki aracın yanyana gidebileceği bir yaya yolu oluyor. Ayrıca yine bir-iki aracın yanyana gidebileceği genişlikte ağaçlar oluyor. Hemde yolun iki tarafında da.

Binaların Estetiği

Duyduğuma göre Kırgızistan’da çok sayıda Türk müteahhit varmış, bugünlerde şehrin inşaası için epey emek sarfediyorlarmış. Bunların yanında eksi binalardan bahsetmek istiyorum. Hepsi özen göstererek yapılmış, güzel binalar. Biz İstanbul’un belirli bölgelerinde bunlara rastlarkeni Bişkek’te şehrin yer yanına yayılmışlar.

Kırgız Meclisi Binası

A post shared by Mehmet Davut (@mhmtdvt) on

Her birinin farklı bir tasarımı, güzel bir görünümü var.

Opera ve Bale Salonu

A post shared by Mehmet Davut (@mhmtdvt) on

Ayrıca neredeyse her sokakta, büyük bir binanın yanından, buna benzer ilginç saat kuleleri, anıtlar, bayrak gibi birşey oluyor:

Başbakanlığa bağlı bir kuruluş olan TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı), Kırgızistan’da bir çok restorasyon çalışmasına destek veriyor. Örneğin aşağıdaki fotoğraftaki bina Devlet Tarih Müzesi ve ben oradayken TİKA tarafından restore ediliyordu:

Şehrin Dışında Hayat

Şehirden yarım saatlik yol ile uzaklaşınca, bu sefer kırsalda yaşayan insanlarla karşılaşabiliyorsunuz. Tabii bazı bölümler turistik olarak yaşatmak amaçlı düzenlemiş fakat gerçekten çadırda yaşayan insanlar da var. Aşağıdaki görüntü, gerçekten çadırda yaşayan insanların olduğu alanlardan biri:

Şehrin dışarısında, bir çok coşkun akan dere, yemyeşil tepeler ve ürkütücü kayalar barınıyor. Şehir hayatından bu kadar kısa sürede, bu kadar etkili bir şekilde ulaşabilmek çok güzel. Orada tanıştığım Kırgız arkadaşım, arkadaşları ile birlikte şehirden bu alanlara, haftasonları bisiklet turları yaptıklarını söylemişti.

Yine şehrin dışında, fakat bu sefer kırsal alan değil, bir başka yerleşim yerinde, tamamen konteynerdan bir pazar gördüm. Doğrusunu söylemek gerekirse daha önce böyle birşey hayal etmemiştim:

Kırk Boy’un Toprağı

Evet Kırgız kelimesi, Kırk kavim, Kırk boy gibi bir anlam taşıyor. Kırgızistan ise, Kırk Boy’un Toprağı anlamını taşıyor. Bayrağındaki kırımızı renk üzerindeki Sarı güneş benzeri simge ise bu kavimlerin yaşadığı çadırların tepesindeki birleştirme alanının şeklinden geliyormuş.

Kategori: Seyahat

2 Yorum

  1. Hasan Türkyılmaz Hasan Türkyılmaz

    Kısacık bir yazı ve bir kaç görüntü ile okuyucuya eşsiz bir seyahat deneyimi yaşatan yazar’dan ricamız ; Fas ve İspanya ile ilgili yazilar bu kadar gecikmesin lütfen 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.